22 Mart 2015 Pazar

Bölüm 1

   Fotoğrafı gördüm ve yavaşça telefonu elimden bıraktım.Dizlerimi karnıma çektim.Hatta göğsüme yapıştırmak istedim bir daha nefes almamak için.Yan yanalardı.Aynı koltuktalardı.Saçları her zamanki gibi dağınıktı.Düzeni ne kadar sevsem de saçlarının dağınıklığı içmdeki fırtınaları anlatıyodu sanki.Benim için bi anahtarlık süsü değildi,simge,sembol,amblem,büst,hakiki deri falan değildi.Tabiri caizse ''ekmek gibi su gibi bişey''di.Her şeyimi çalabilirdi;para,telefon,araba,ayakkabı,cüzdan...Ama bi çocuğun elinden ekmekten kopardığı parça neden çalınır ki ?Bazı şeylere cidden anlam veremiyorum.Mutlu olmasını istiyosun ama istemiyosun.Gitmesini istiyosun ama istemiyosun.Sevmesini istiyosun ama nefret ediyosun.Kimi zaman eliimi kırıyor tutkum,hatta çoğu zaman.Benim kanat çırpışlarımla oluşan fırtına başkalarının gemilerini yürütüyo sanki.Bişey diyim mi ,adaletini sikeyim dünya.En küçük levhana kadar.
   Bu küçük oyunlar ne kadar daha sürecek ?Bazen avcı-toplayıcı hayatta yaşamak istiyorum.''Yapılacaklar listesi'' yazmayı bile bilmiyosun.Çünkü gerek yok.Besleniyosun,ürüyosun,sıçıyosun,ölüyosun.Hayattan çok bişey istemiyorum.Verdiğim değer sonucunda çıkanın cevaba eşit olmasını istiyorum.Eşit olmasa da en azından denklik.Her şeyden yeterince.
   Basit şeylerle mutlu olan insanların basit şeylerle üzülmesi ne acı.
   Benim dediklerinin hologramdan ibaret olması.Aşkın gözü kör,kulakları da mı sağır ?
   Ben etrafında dört mevsim döndüğü için Ayı kıskanırken senin aklına bile gelmem.
   Adaletini sikeyim dünya.Benzersiz kar tanelerine kadar.
   Giderken bi eyvallah bile demeyen birinin yanına bi daha gider misin?Köpek gibi gidersin.Düşünmeden.Uyuşmuş bi denek hayvanı gibi..s
Sürüne sürüne.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder