25 Ağustos 2017 Cuma




    Özene bezene bi şekil çizdim.Hayatımın parantezi.Kesikli yerleri olan keskin hatlar.İçini dolduramıyorum. Karalayamıyorum da."İnsandan örülmüş duvarlar içindeyim."İşin can sıkan yanı ne boşken bişeye benziyor ne doldurduğuna değiyor. Öfkeliyim. Bi o kadar da tepkisizim. Bi bakıyorum overreactım. Yarım kalp nasıl atar ? Ne kadar atar ? Güneş sisteminden Güneş'i çıkarırsan ne hale gelir ? Ama Güneş sonradan Güneş değil ki.Evet doğru.

19 Ağustos 2017 Cumartesi




   Aptalca olaylar silsilesi yakamı bırakmadı.Yapamıyorum galiba.Huzuru bulamıyorum.Arayışında olduğum tek şeyi,huzuru,bulamıyorum.Etrafım elimde kalan çalı çırpıdan ibaret.Ağzıma kadar gitme isteğiyle doluyum.Buraya ait olmadığım sanki yüzüme yüzüme vuruluyor.Beklenti denizim kuruyor.Ben kuruyorum.İçim içimden gelmiyor.İki harf son diz çöküşümü yerle bir etti.
   Ben ağladım.Bunu yazarken bile elim titredi.Köşeye kıstırılmış köpek yavrusu gibi ağladım.İçime attım çığlıklarımı yine.İçimde dağıttım,yırttım,yaktım,vurdum,kırdım.Yaralarımın büyüklüğüne ağladım.Yaralarımın küçüklüğüne ağladım.Ben saatlerce içmedim.1 saat içtim.Kustum.Öfkemi,nefretimi,küllerimi,emeğimi,sevgimi biraz da şarabı kustum.Biraz.Hepsinden biraz.Herşeyden biraz.Herkesten biraz.Hiçliğe düştüm biraz.

2 Ağustos 2017 Çarşamba

 


 İnsan özlüyordu ama neyi özlüyordu ?Özledim diye mesaj attığında,seni özledim dediğinde,özlettin kendini dediğinde neyi özlüyordu ? İnsan insanı mı özlerdi ? Yoksa sadece hoşuna giden şeylerin çoğunlukta olduğunu gördüğü insanı mı özlerdi ?Ya da insanı bile değil hissettiklerini,ritmindeki yükselişi,modundaki düşüşü,tenindeki dokunuşu,güldüğünde yüzündeki kıvrımların değişimini belki.Belki de sadece sesini.Özlemek'i kantara koysan ne kadar çekerdi ? Özlemek'i denize atsan ne kadarını taşırırdı ? 
     Sevmek ise özlemin beden bulmuş haliydi.Van kedisinin gözleriydi.Noktalı virgüldü.Meyveye  dönüşen tohumdu.Binlerce renkten,desenden oluşan kayığın sade kürekleriydi ki fış fış kayıkçıyla sevmeye başlayanlar gerçekten sevmeyi erkenden öğrenen şu zamanın  şanssız sessiz-ağlayanlarıydı.

   


    kaybedenler kulübünde sizinle daha önce yatacağıma kırık kalpler derneğinde huzur içinde yatarım.

2 Kasım 2015 Pazartesi

 


   O an aklımda tek bi diyalog at koşturuyodu:
-Eğer Dünya'ma doğmak isteseydin,Güneş mi olurdun  Ay mı ?
-Aramıza o kadar uzak olmaya dayanamam,ben Dünya olmak isterdim,senin Dünya'n.
Şöyle iki cümlenin öncesi ya da sonrası anlamsızdır.
Akıl okuyamıyordum ama hissedebiliyordum sevgisini,duygularını,içindeki yıkıntıları,fırtınaları.Bu kadar  hissiyat bana fazlaydı ama yapacağım bişe yoktu.Ne yapabilirdim ? Aklımla kalbim arasında koşup durmaktan,düşüp kalkmaktan yorulan ruhumu bedenime çok görmek benim ne haddime .Üstelik uzun sayılabilcek bi zamandan sonra kendimi ait hissedebileceğim birini bulmuşken.Aldığımız nefesi bile geri verdiğimiz yerde kokusunu içime doldurduğumda geri verirken üzüldüğüm birini bulmuşken.Aşkın adını anmaya bile kendimi layık görmezken içimde kırıntılarını hissedebiliyorken.Saçma samimiyetsiz ilişkilerden bıkıp insan görmeye bile tahammül edemeyecek  haldeyken tam olarak '' senin ilacın bu kardeşim'' dercesine kaderin karşıma çıkardığı birini bulmuşken.

7 Eylül 2015 Pazartesi




 ''  etrafinda insanlar olsun istersin, ama devamli olsun istemezsin. mesaj yazip ordalar mi diye arada kontrol edersin, unutmalarini istemezsin. var olsunlar ama bir sey beklesinler istersin. sevsinler istersin, ama sevmesinler de. bir yerlere gitmek istersin, ama gidince pisman olursun, bir an once eve donmek istersin. evine kimseyi davet etmek istemezsin, kontrol edemezsin gitme saatlerini cunku. sen gidersin ki istedigin anda geri donebilesin. hayatina biri girsin istersin, ama istemezsinde ayni zamanda. senin verdiklerinle yetinsin istersin, ama yetmeyecegini de bilirsin ayni zamanda. ilgi istersin, ama sadece senin istedigin zamanlarda, istedigin sekilde. yaninda olsun istersin, senden vazgecmesin ama bagli da olmasin. bagli olmak istemezsin, alismak istemezsin, alissin istemezsin, istedigin zaman yok olmani kabul etsin istersin. bile bile ladestir. 

ne istedigini bilmezsin. dengen bozulur, hayatini kontrol ettigini sanirken, tamamen kontrolsuz oldugunu fark edersin bir gun. yalnizligin ilk adimidir. etrafindaki insanlarin sana olan duygularini kontrol edemezsin cunku. uzaklastikca uzaklasir, kabuguna cekeilirsin. 

gonul yorgunlugu ayriliklarla baslamaz aslinda. vazgecmekle baslar. ne kadar cok vazgecmissen, vazgecilmez sandigindan o kadar yorgun olursun, o kadar dengesiz. 

yasanmasi gereken, fazla uzatmadan, yipranmaya firsat vermeden, yalnizliga alismadan cikilmasi gereken bir surectir. ''